Ne diyeyim bravo hepinize!!!!
Şak şak şak
Tayyip’le Bush ilk buluşmalarinda birbirlerine hava atarlar…
Bush, Tayyip’e “Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü diriltiriz” der.
Tayyip altta kalmaz ve karsilik olarak “Bizde öyle bir teknoloji var ki,
partimizin bütün üyelerine 100 metreyi 3 saniyede koşmayı öğretiyoruz” der.
Türkiye’ye döndügünde Tayyip’i bir düşünce alir.
Danismanlarini çagirtir ve…
attigi palavrayi anlatir. “Haftaya Bush geliyor.
Yalanimiz ortaya çikacak, acaba ne yapsak?” diye sorar.
Danismanlarindan biri hemen yanitlar:
“Onlara ölüyü nasil dirilttigini sordunuz mu?”
“Hayir sormadik”
“O halde hiç korkmayin baskanim, elin Bush’u Anitkabir’e götürün. Atatürk’ü diriltmesini isteyin.Diriltmezse o rezil olur..
Yok eğer diriltirse,siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsiniz!!!”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, görevi sona erince Konut'u boşaltmış.
Bir sabah yaşlı bir adam konutun kapısına gelip sormuş:
Recep Bey ile görüşmek istiyorum.
Kapıdaki koruma polis memuru:
- Recep Bey artık başbakan değil ve burada oturmuyor.
Yaşlı adam polise teşekkür edip ayrılmış. Ertesi gün sabah yine aynı yaşlı adam :
- Affedersiniz, acaba Recep Bey ile görüşmem mümkün mü?
Kapıdaki aynı polis:
- Bakın efendim Recep Bey başbakan değil. Konutu boşalttılar.
Yaşlı adam sesini çıkarmadan arkasını dönerek uzaklaşmış.
Üçüncü gün, yine aynı yaşlı adam aynı taleple polis memuruna başvurunca...
Tepesi atan memur, adama çıkışarak "Bakın efendim, bu üçüncü günkü gelisiniz demiş:
- Size konutun boş olduğunu ve Recep Bey'in artık başbakan olmadığını her
seferinde söylüyorum. Bunu anlamaktan aciz misiniz yoksa?
Yaşlı adam "Ne münasebet evladim? Bunamış gibi bir halim mi var yoksa?"
deyip eklemiş :
- Sadece söylediklerinizi tekrar tekrar duymaktan çok büyük zevk alıyorum.
Polis esas duruşa geçip selam durarak:
- Yarın görüşmek üzere efendim!..