Friday, April 18, 2008

Oil On Board.. by Lori Earley..


Lori Earley 'e rastladım. Lori yağlı boya çalışıyor ve kendi insanını resmediyor.
Bir de o tarihlerde New York'ta olanlara da sergisini duyurayım.. :)



Wednesday, April 16, 2008

Türkiye'de bloglar ve koyun "Youssouf" un seyahatleri

Başlık alakasız görünüyor, farkındayım. Ama anlatınca siz de anlayacaksınız.
Türkiye blog kullanıcısı maalesef henüz elinde ne olduğunun farkında değil. Maalesef blog kullanamıyoruz.
Bloglar bana göre sade olmalı. Yani yazının önüne çıkan herhangi bir öge bulunmamalı. Ama çok blogda görüyorum; hareketli-kalpli-böcekli arka planlar, blogu açar açmaz başlayan bangır bangır kafa şişirici bir müzik, ordan burdan alınma yemek/örgü tarifleri/fotoğrafları.. Maalesef oldukça dağınık bir kullanım, her flash eklentisini bilip bilmeden ekledikleri için aşırı yavaş açılan bloglar..

Şimdi gelelim "Youssouf"a .. Koyun "Youssouf"un bloguna rastladım dün ama bugün yazmam nasip oldu. Bu blogu incelerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Düzenli, sade bir o kadar da sağlam ve tutarlı bir içerik.
İşte burda..

Monday, March 24, 2008

Yobazlık cahiliye dizboyu..

Hürriyet'te bir röportaj okudum. Buradan siz de okuyabilirsiniz.
Bu röportajın ne fotoğraflarını yayınlayacağım, ne de tamamını.. Zira bloguma yakışmaz. ama Hürriyet yakıştırmış kendine ya, neyse.

Röportajın kiminle yapıldığını bile yazmayacağım. Çünkü onun ismini aradıklarında arama sonuçlarında çıkmak istemiyorum, onu arayan kitlenin beni bulmasını istemiyorum. Lüzumu yok.

Bu röportaj, Türkiye' nin daha da kararması için paha biçilmez bir dökümandır.
Okuyun...


-"Peki... Eşiniz Recep Bey’le ne zaman tanıştınız, aşık oldunuz mu?"

-Evet aşık olduk. ... benim bir konferansa gittiğim gün, beyim şirkete iş görüşmesine gelmiş ve kadın çalışan olmadığını görünce işi kabul etmiş. Sonra karşılaştık. Fakat benimle yüzüme bakmadan konuşuyordu. Bir gün sinir oldu ve "Ya kardeşim niye yüzüme bakmıyorsunuz, yiyecek miyim sizi?" dedim. Ondan sonra kafasını kaldırdı, bir gözüyle bana baktı ve "Allah diyor ki harama bakma. Siz diyorsunuz ki bakın. Sizce sizi mi dinleyeyim, Allah’ı mı dinleyeyim?" dedi. Bu sözü beni etkiledi."


**Kendisine edilen haram lafını iltifat kabul etmiş...


-"Recep Bey’le flört ettiniz mi?"

- Nasıl gezip dolaşacağız? Ben adamın gözünün rengini imam nikahından sonra gördüm.

**1700 lü yıllardan bahsedilmiyor burada..


-"O zaman siz dört kadına karşısınız?"

- Bir kadın evlenirken "Sen benim üstüme evlenemezsin" diye şart koşarsa, ikinci evlilik yasaktır. Bitti... Herkes bunu yapsın. Şimdi ben burada bir şey daha söylemek istiyorum, bugün laiklikte bir erkeğin 10 kadını var? Bu niye konu olmuyor? Bu daha beter. Bugün diyelim ki dengesiz adamın biri dört kadın aldı. Dördünün de masrafını görmek, çocuklarını sahiplenmek zorunda.

**10 kadın mı???!!!


- "Şu an evli mi? (Kızı için soruluyor)"

- Evet, severek evlendi. Bir gün kızımla oturuyoruz, yanımdan kalkıp giderken bir mektup düşürdü. 11 yaşındaydı ve ister istemez okudum. Baktım ki mektup dayımın oğlu İrfan’dan gelmiş. Mektupta "Ben seni mutlaka alacağım, annem duyarsa bizi öldürür" diyor. Çocuğu da çok severim. Hemen onun yanına gittim ve kızımı sevip sevmediğini sordum. O da sevdiğini söyledi. Yalnız İrfan sosyalizm kitapları okuyordu. Ona "Kızımı alacaksan benim seni yetiştirmem gerek, kabul mü?" dedim. Kabul etti.

-Sosyalizmi de öğrensin ama dinini de öğrensin. Benim kızımı alacaksa, dinsiz olamaz.

**Ha, 11 yaşındaki bir kız çocuğunun akrabasıyla evlendirilmesi konusu uygun ama, dinsiz olmasın..

- "Ya oğlunuz?"

- O da evli. O da teyzemin kızıyla severek, isteyerek evlendi.

** Gene akraba evliliği...


- "Modayı takip ediyor musunuz?"

- Modayı asla takip etmem. Kendime yakışanı moda yaparım. Kendi modellerimi, kendim çıkarırım.

** Bugün ne renk çarşaf giysem acaba?


- "Sizlerde kadın, erkeğine sevişmeyi teklif edebilir mi, özel hayatlarında bu rahatlığı var mıdır, yoksa yasak mıdır?"

- İslam’ın bu konuda çok güzel bir tanımı vardır. İslam yatak odasını karı-kocaya bırakmıştır. Allah araya perde çeker, kendi bile görmez. Kadın istekli olduğu zaman tabii ki erkeğine teklif edebilir. Bunun hiçbir sakıncası yok. Ama hurafe kitabında kadına bunu da yasak gösterirler.

**Ne ??!! Araya perde çekmek mi? Böyle saçma şey olur mu??


İnsanın yazarken bile sinirleri hopluyor, buradan okuyun lütfen.

Friday, March 21, 2008

Mosi-oa-Tunya..

Mosi-oa-Tunya (gürleyen duman) ya da Victoria şelaleri.. Zambezi nehrinin üstünde çağlayan, Zambia ile Zimbabwe arasında bulunan UNICEF Dünya Mirası alanı... 128 mt yüksekliğinde..

Benim asıl yazmak istediğim Devil's Pool.. Yani Şeytanın Havuzu. Bu doğal havuz, sadece su seviyesinin düşük olduğu dönemlerde kullanılabilirmiş, Eylül ayından Aralık'a kadar.

Adının neden Devil's Pool olduğunu aşağıdaki fotoğraflara bakarak anlayacaksınız.

not:Fotoğrafları internet buldum, heryerde aynı fotoğraflar var. Maalesef kimin çektiği belli olmadığı için kaynak gösteremeyeceğim.

Michael Arndt ve değerli arabası...

Michael Arndt'ın kibritlerle maket yapmak gibi bir hobisi vardı. Yaptığı maketler onu kesmemiş olacak ki, 6buçuk sene sürecek olan bir projeye başladı ve bir F1 arabasının orjinal boyuttaki kopyasını yaptı.
Haber burada..

İşte 956,000 kibrit tanesi ve 1686 tüp yapıştırıcı kullanılarak yapılan araba..

Thursday, March 20, 2008

Arkhangelsk / Rusya'daki ahşap gökdelen..

Elbette ki bildiğimiz gökdelenler gibi değil. Sadece 38 metre.. Ama çevredeki binalar iki katlı olunca kasabanın gökdeleni gibi durmakta.. :) Rusya / Arkhangelsk 'de bulunuyor.

Toronto'nun en küçük evi..


Bu görmüş olduğunuz küçük ama pek bi sevimli ev, Toronto'nun en küçük evi olarak biliniyor. Bu siteden daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.















Wednesday, March 12, 2008

Bir Empati Videosu...

İlgili aramalar: kadinlar - gunu

Friday, January 18, 2008

Ertan Ceylan : Yansıyan Silüetler

Ertan Ceylan (nam-ı diğer tavega ) benim FotoKritik'ten sıkça takip ettiğim bir fotoğrafçı.
Buyrun sevdiğim birkaç fotoğrafı..
Fotoğrafların hepsi için buraya..
Burada da röportajı var.

Yeni yılın ilk yazısı..

Ne zamandır yazmıyorum. Nerdeyse 20 günü geçmiş.
Ama yeni yıl; yeni işler, yeni projeler ve bol bol çalışmak demek olduğundan yazmaya pek vakit bulamadım.
Tekrar merhaba.. :)