Tuesday, April 21, 2009

Banyodan çıkamıyorum...

Apartmanımızda mükemmel piyano çalan biri var.. En iyi banyodan dinleniyor.
Kendimi dakikalarca banyoda onu dinlerken buluyorum... ^^

100 Terkedilmiş Ev


Daha gençken böyle hayallerim vardı. Biri dese, eski yıkık dökük bir evim var eşyalı, al senin olsun diye.. İçeri gireceğim, her yer eski, bir sürü kitap, plak, yırtık pırtık koltuklar, belki bi sandık, mutfakta yaldızı aşınmış ince belli çay bardakları.. Eskiden enerjim vardı, ya da en azından ben olduğunu düşünürdüm, burayı adam ederim diye düşünür dururdum. Hala eski evlerin önünden geçerken bakakalırım, camlarına, balkonuna, kapısına..
Şimdi çok gereksiz diyebileceğiz bir site buldum.. http://www.100abandonedhouses.com/
Ama bana en azından bu yazıyı yazdırdı..

"Rorschach test" esinlenmeleri...

L Filipe dos Santos' un sanat çalışmaları..

Ofiste yaşanan kek krizine çözüm..

Her derde deva genious blog bu sorununuzu da çözmekten geri kalmıyor.

Aslında çok tembel ve beceriksizsiniz. Koca kek kalıbında kek pişirmek saatlerinizi alıyor ya da bu işi bile elinize yüzünüze bulaştırıyorsunuz (bkz. blog sahibi), işte pratik ve ağzınıza layık bir çözüm..
Büyükçe bir kahve kupasında, yapılışı 5 dakika bile sürmeyen, kek kavramlarını altüst edecek bir tarif.

Hemen aşağıda..

malzemeler:
4 yemek kaşığı un (içine kabartma tozu, vanilya)
4 yemek kaşığı şeker
2 yemek kaşığı kakao
1 yumurta
3 yemek kaşığı süt
3 yemek kaşığı sıvı yağ
1 Kocaman Mug (mikrodalgaya uygun)

yapılışı:
un, şeker, kakaoyu Mugda karıştır,
yumurta, süt ve yağı ekle,
iyice karıştır,
mikrodalganın en yüksek ayarında 3 dakika tut,
mugdan taşınca güzelce çıkar ve afiyetle ye..

via: http://www.dizzy-dee.com/recipe/chocolate-cake-in-5-minutes
Bu kaynağı sevmediyseniz, elbette ki google'da arayabilirsiniz, özgürsünüz yani. Ayrıca, içine fındık fıstık koymak da serbest.. ^^

Friday, April 3, 2009

"Bokeh"e taktım.. <3

Evet taktım.
Bokeh, objektifin net olmayan kısımlarındaki bulanıklığa denir. Japonca bi kelime. Türkçe anlamı varsa da kullanmam, kaldı ki söylenişi çok sevimli.. bokeh... Daha çok bilgi burda.
Bayıldığım fotoğraflar..

mikenpo çekmiş..

~ielle çekmiş..

applejan çekmiş..

Clodders' çekmiş..

Eğer bu sondaki bokeh nasıl olmuş diyorsanız, nasıl yapılacağını anlatmışlar.
DIY-create your own bokeh

Thursday, April 2, 2009

Negatif bir yazı...

Yoktum 6 aydır. Neden yoktuğumu nasıl yazacağımı da bilmiyorum.
Ama şu kesin ki, son 6 ayda olan hiçbirşeyi sevmedim hatta nefret ettim.
Bir fotoğraf kağıdının, ağzı burnu kırılmış seramik bir fincanın, saçma sapan plastik bir leğenin bir insanın ömründen daha fazla ömrü olmasına lanet olsun.
Bu hayatın da taa...

Thursday, September 11, 2008

Desperate Websites..

Bugün iş arkadaşlarımla tam da bir projenin kaba hatlarını bitirdiğimizi kutladığımız yemekteyken, birden bir telefon geldi ve izlesene.com'un kapatıldığını söyledi karşı taraf.
Gökhan - izlesene.com proje lideri- tabii bir hışımla "noluyo ya!!" diye heyecan yaptı, hepimiz masada öylece kaldık ağzımız açık.
izlesene.com, vidivodo.com ve imeem.com kapatıldı. Sayfada öylece mahkeme kararı ile kapatılmıştır yazıyor, ne altında ne de üstünde, kim kapamış, hangi mahkeme kararı ile kapatılmış gibi bilgiler olmadan. Beyaz üstüne kırmızı yazı... ... ...
Türkiye'de tasarlanmış/yazılmış global projemiz olmadığından yakınan bazı bürokratik tipler herhalde bu lokal komedyayı görmüyorlar ya da görmezden geliyorlar.

Yazının başlığı bu nedenle "Desperate Websites.." Türkiye' deki basiretsiz sisteme güzel işler çıkaran kişiler/kuruluşlar cezalandırılıyor. Ne yaparsan yap, ne kadar güzel yaparsan yap birileri rahatsız olacak, birileri silecek, birileri yakacak, birileri kapatacak. Bazı beyinler alıyorlar bi kağıt bi kalem, bakıyorlar bi tane bilgisayardan dünyaya, kendilerini rahatsız eden herşeyi silecekler ya, ağızları sulana sulana "işlerini yapıyorlar"!!!.

Wednesday, August 13, 2008

Tatil bitti, yaz bitti.


Yoktum bi süre. Ayvalık'taydım kocamla. Başta kendisine denizi soğuk falan diye kapris yaptıysam da, 1-2 güne alıştım, gayet de mutluydum yani. Tabii her seneki gibi omuzlarım yandı, gece bacaklarıma ıslak havlu koymak suretiyle uyumak durumunda kaldım ama napayım. Faktör maktör işlemiyor bana, e tabii müthiş rüzgar da sağolsun hepimizi piliç gibi kavurdu.

neyse.. ne yaptım?... hiçbişi!! :)
Saat akşam 10 gibi odamıza gittik, deli gibi kitap okuduk. Sabah 9 da kalktık, kahvaltımızı edip, deli gibi kitap okuduk. Ben 2 gayet kalın [:p] kitap bitirdim. Bi tanesinin de yarısında kaldım, ama Ankara'ya gelince öyle kaldı. Boş zaman kolluyorum.

Denizde türlü donduk. Öyle ki, ikinci gün artık patladım, biri dokunsa ağlayacaktım yani soğuktan. Ama tekne ile Cunda'ya gittik. Orada koyun birinde denize girdik, ondan sonra artık deniz soğuk diye çemkirmedim..

Deli gibi yedik tabii. Plajın pazar yeri gibi olmasını sonuna kadar kullandık. Dakika başı, midye, haşlanmış mısır, kavunda dondurma yedik durduk. Hatta belki 15 yıldır yemediğim pamuk şeker bile yedim.

Başta kavga-dövüş geçen tatilimiz 2-3 gün sonra huzurlu [ama acı verici, çünkü heryerim acıyodu] bir hal aldı. Tabiiiii, huzurlu hal almaya başladıktan hemen sonra tatil su gibi akmaya başladı. :(
Herneyse bindik geldik, haftabaşından beri biriken işlerimle uğraşıyorum. O kadar çok mailim var ki, şirketten bıraksalar dağılın layn!! diye bağıracağım..

Friday, July 18, 2008

HRLStyle

Hürol Günaydın - 2008

Thursday, July 3, 2008

Yazıklar olsun...


Türkiye Cumhuriyeti' nin değişmez değerlerini benimsemek, muhafaza etmek terör eylemi olarak sayılıyor artık.
Ortada bir örgütlenme varsa bile, bazılarının yaptığı örgütlenmenin belli ki %1'i bile değil.
Türk halkını içten yavaş yavaş bölüyorsunuz... Yetmez size tabii. Tam da Avrupa'nın yıllar önce yapmak istediğini gümüş tepsi içinde sununuz onlara.. Ne mutlu size. ... Şimdi verin Güneydoğu'yu, kürt devleti kursunlar. Verin Ege'yi, Akdeniz'i...

Yeni Sevr yolda.. Cumhuriyetçiler, vatanseverler bir bir toplanıyor...

Buyrun Sevr maddeleri.. Hafızaları tazelemek için okuyun.. Okutun..

Antlaşma Hükümleri

  1. Sınırlar (madde 27-36): Edirne ve Kırklareli dahil olmak üzere Trakya'nın büyük bölümü Yunanistan'a, Ceyhan-Antep-Urfa-Mardin-Cizre kent merkezleri Suriye'ye bırakılacak, İstanbul Osmanlı Devleti'nin başkenti olarak kalacak;
  2. Boğazlar (madde 37-61): İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi silahtan arındırılacak, savaş ve barış zamanında bütün devletlerin gemilerine açık olacak; Boğazlarda deniz trafiği on ülkeden oluşan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek; komisyon gerekli gördüğü zaman Müttefik Devletlerin donanmalarını yardıma çağırabilecek;
  3. Kürt Bölgesi (madde 62-64): İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat'ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti'ne bağımsızlık için başvurabilecek;
  4. İzmir (madde 65-83): Yaklaşık olarak bugünkü İzmir ili ile sınırlı alanda Osmanlı devleti egemenlik haklarının kullanımını beş yıl süre ile Yunanistan'a bırakacak; bu sürenin sonunda bölgenin Osmanlı veya Yunanistan'a katılması için plebisit (referendum) yapılacak;
  5. Ermenistan (madde 88-93): Osmanlı Ermenistan Cumhuriyetini tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek (Başkan Wilson 22 Kasım 1920'de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan'a verdi.)
  6. Arap ülkeleri ve Adalar (madde 94-122): Osmanlı savaşta veya daha önce kaybettiği Arap ülkeleri, Kıbrıs ve Ege Adaları üzerinde hiçbir hak iddia etmeyecek;
  7. Azınlık Hakları (madde 140-151): Osmanlı din ve dil ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlarına eşit haklar verecek, tehcir edilen gayrımüslimlerin malları iade edilecek, azınlıklar her seviyede okullar ve dini kurumlar kurmakta serbest olacak, Osmanlı'nın bu konulardaki uygulamaları gerekirse Müttefik Devletler tarafından denetlenecek;
  8. Askeri Konular (madde 152-207): Osmanlı'nın askeri kuvveti, 15.000'i jandarma olmak üzere 50.000 personelle sınırlı olacak, Türk donanması tasfiye edilecek, Marmara Bölgesinde askeri tesis bulunduramayacak, askerlik gönüllü ve paralı olacak, azınlıklar orduya katılabilecek, ordu ve jandarma Müttefik Kontrol Komisyonu tarafından denetlenecek;
  9. Savaş Suçları (madde 226-230): Savaş döneminde katliam ve tehcir suçları işlemekle suçlananlar yargılanacak;
  10. Borçlar ve Savaş Tazminatı (madde 231-260): Osmanlı'nın mali durumundan ötürü savaş tazminatı istenmeyecek, Türkiye'nin Almanya ve müttefiklerine olan borçları silinecek; ancak Türk maliyesi müttefiklerarası mali komisyonun denetimine alınacak;
  11. Kapitülasyonlar (madde 260-268): Osmanlı'nın 1914'te tek taraflı olarak feshettiği kapitülasyonlar müttefik devletler vatandaşları lehine yeniden kurulacak;
  12. Ticaret ve Özel Hukuk (269-414): Türk hukuku ve idari düzeni hemen her alanda Müttefikler tarafından belirlenen kurallara uygun hale getirilecek; sivil deniz ve demiryolu trafiği Müttefik devletler arasında yapılan işbölümü çerçevesinde yönetilecek; iş ve işçi hakları düzenlenecek; eski eserler kanunu çıkarılacak vb.

Antlaşma bir yanda Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Belçika, Yunanistan, Hicaz Krallığı, Portekiz, Romanya, Ermenistan, Polonya, Sırp-Hırvat Cumhuriyeti ve Çekoslovakya ile, diğer yanda Osmanli Devleti arasında imzalandı. ABD ve Rusya imza atmadılar.

____________________________________________________________________

Yazıklar olsun.......